Depresyon seçilmiş bir mutsuzluk hali değil, gerçek bir ruhsal hastalıktır.
Depresyon yaşayan bir kişi pozitif düşünerek, kendini zorlayarak, şükrederek bu durumdan çıkamaz. Çünkü sorun irade eksikliği değil, beynin işleyişindeki değişikliktir.
Depresyonda; duyguları düzenleyen beyin bölgeleri farklı çalışır. Stres hormonları uzun süre yüksek kalabilir. Zevk alma sistemi baskılanır. Bu yüzden kişi mutlu olmak istese bile hissedemez, eskiden keyif aldığı şeylere karşı duyarsızlaşır.
Depresyon arada herkes üzülür ile aynı şey değildir. Üzüntü geçicidir, bir olaya bağlıdır, zamanla hafifler. Depresyon ise uzun sürelidir, günlük işlevselliği bozar ve kişinin benlik algısını etkiler.
Peki yine de depresyon neden bir seçim gibi algılanır; çünkü; dışarıdan bakıldığında kişi “hareketsiz” görünür, insanlar depresyonu duygusal bir zayıflık sanır, görünmeyen bir hastalık olduğu için ciddiye alınmayabilir ve kişinin istese kendini zorlayarak bundan kurtulabileceği düşünülebilir.
Ama bu algı yanlıştır.
Depresyon Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır. Doğru destekle yani psikoterapi, gerekirse psikiyatrik tedavi ve sosyal destek ile kişiler iyileşebilir.
Bu da depresyonun bir “kişilik özelliği” değil, tedavi edilebilir bir durum olduğunu gösterir.







