KOKU VE PSİKOLOJİ
Bir kokunun bizi aniden geçmişe götürmesi tesadüf değildir. Koku, duyular içinde en güçlü duygusal etkiye sahip alanlardan biridir. Çünkü koku alma sistemi, beynin duygu ve hafıza merkezleriyle özellikle amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılıdır.
Koku, hafıza ile derin bir bağ kurar, bu nedenle yolda yürürken yanından geçtiğimiz kişinin parfüm kokusu bizi yıllar öncesine götürüp bir arkadaşımızı hatırlatabilir. Bu hatırlamalar bazen olumlu bazen olumsuz anıları çağrıştırabilir.
Örneğin hastane kokusu, kaygı ve stres duygunuzu tetiklerken belirli bir yemek kokusu aidiyet ve güven duygunuzu tetikleyebilir.
Koku, yıllar sonra bile aynı duygusal tepkiyi başlatabilir. EMDR terapi yönteminde anılar çalışılırken koku duyusuna da sıklıkla yer verilir. Anının içinde geçen koku hissi işlenir, böylece tetiklenme azalır. Amaç: “Bu koku tehlike demek” otomatik tepkisini, “Bu geçmişte kaldı” algısına dönüştürmektir.
EMDR’de anılar sadece görüntü değil; koku, ses, bedensel duyum, duygu ile birlikte ele alınır ve geçmişe dair olumsuz izler varsa yeniden işleme yapılır.


